9°C
KONYA HAVA DURUMU9°C Hafif Yağmur
BİZE ULAŞIN 332 351 88 69
DUYURULAR

Genel

İnsan ve Medeniyet Hareketi Konya

MEHMET GÜNEY AĞABEY BİZE HİTAP ETTİ

- +
MEHMET GÜNEY AĞABEY BİZE HİTAP ETTİ

İnsan ve Medeniyet Hareketi öncülüğünde yapımı gerçekleştirilen Yurtların açılışı için Konya’da bulunan İnsan ve Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet Güney açılışların ardından Dedeman Otel’de Konya STK’ları, siyasetçileri ve bürokratları ile buluştu. Sinevizyon gösterimi ile başlayan programın açılış konuşmasını İnsan ve Medeniyet hareteki Konya Başkanı Adem Ceylan yaptı. Ceylan konuşmasında Kur’anın yarısı kıssalardan oluştuğunu hatırlatarak bunun nedeninin yaşanan örneklerin insan hayatında daha etkin bir yer teşkil etmesi sebebiyle olduğunu söyledi. Ceylan, bu nedenle Türkiye İslam Hareketinin en canlı tanığı olan Mehmet Güney’in tecrübelerinden istifade etmek üzere bu daveti gerçekleştirdiklerini ifade etti.

“GEÇMİŞ VE GELECEK SUYUN BENZEDİĞİ GİBİ BENZİYOR”

Salonda bulunan herkesle, gerek öğrencilikle gerek dava kardeşliğimizle gerek cezaevinde gerekse sürgünde yada başka bir şekilde muhakkak yollarımız kesişti ve bu kesişme ve kardeşlikten dolayı Rabbime hep hamdediyorum” diyerek sözlerine başlayan İnsan ve Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet Güney, “İslamcılığımızın getirdği hukukla birbirimizi bağrımıza basıyoruz. Allah kardeşliğimizi daim eylesin’ diye konuştu. Sabahaddin Zaim Hoca’nın “Geçmişinizi ne kadar iyi öğrenirseniz bugününüzü de o kadar iyi yorumlarsınız, Geçmişi iyi öğrenip bugünü iyi yorumlarsanız da buradan bir gelecek tasavvuru çıkarırsınız’ sözlerini hatırlatan Güney, “ Geçmiş ve gelecek suyun suya benzediği gibi benziyor. İmparatorluktan ulus devlete geçerken bazı değerlerimizi kaybettik. Bazı değerlerimiz zorla alındı. Bazen sürgün edildik, bazen itham edildik. Ama herşey bir gün aslına rücu eder düsturunca bu topraklar yeniden bu salonları dolduracak kadar büyük kalabalıklarla buluşuyor olmamız ve büyük hizmetin devam ettiğini görmek bizi mutlu ediyor” diye konuştu.

“YENİ ZİHİNLER DOĞRU KAYNAKLARLA KORUNUR”

“Bugün bu hizmetlerin devamında İslam’ı üst kimlik kabul edip İslamcılığımızı da hiçbir zemin ve zamanda tartışmaya açtırmazsak bu bereket ile müslüman olmanın avantajı ile birlikte yerli değerlerle birleştirip, geçmişten ders çıkarıp günümüzü doğru yorumlayıp ve gelecek tasavvuru ve gelecek perspektifi oluşturmada tecrübelerin önemine dikkat çekmek üzere buradayım” diye konuşan Güney, özellikle yeni neslin okuduğu kitaplara, gidip geldiği mekanlara, dinlediği hocalara ve izledikleri kanallara bakıldığında ne kadar doğru kaynaklarla ve değerlerle beslenip beslenilmediğinin anlaşılmasının mümkün olduğunu ifade etti. Yeni neslin daha kirlenmeden ve hayatın içinde pörsümeden doğru değerler ve doğru insanlarla buluşması durumunda Türkiye’nin ve Ümmetin geleceği adına umut taşınabileceğini belirten Güney, “Fikri, ahlaki ve bedeni beslenme kaynakları tabiri caizse anne sütünün koruyuculuğu gibi yeni nesli koruyorsa bir şey ifade eder. Farklı tabelalar altındaki STK’lar, akademisyenler yada milli eğitimdeki kardeşlerimiz yahut tezgahı başında alın teri döken kardeşlerimiz yada evinin idaresindeki hanımefendilere kadar her birimiz gelecek nesiller hakkında böyle bir kaygı taşıdığımız gün böylesine mükemmel nesiller ortaya çıkacaktır. Bunlara dikkat etmezsek bilmeliyiz ki, bugün ne kadar aile problemi varsa, psikolojik sıkıntılar ve depresyonlar ve problemli kişilikler varsa bu gerçeği ihmal edildiğindendir. Bilinmelidir ki o zaman nesiller suç odaklarının ağına takılıyor. Bu sebeple gelin, biz tecrübeli insanlar olarak kendimizle birlikte yeni nesli korumak adına sigortaları ve koruma melekelerini aktif hale getirelim. Nasihatlaşalım, dualaşalım. Yardımlaşarak çıkalım buhranlardan” diye konuştu.

 

“BİR OLUMSUZLUK HERKESE VE HERŞEYE MAL OLUR”

Tarihe bakıldığında kahramanların en temel özelliklerinin ‘Temiz kalmaları’ olduğunun altını çizen Güney, herkesin kirlenmeden yola devam etmesi gerektiğini vurguladı. Her bir müslümanın diğerini ilgilendirdiğini ifade eden Güney, ‘Siyaset istikametini bozarsa, faturasını herkes öder, bürokrasi bozarsa da hepimiz öderiz. Bir olumsuzluk hepimize fatura edilir. Ona göre atılmalı adımlar. Böyle mekanlar ve toplantılarla İslami kaygılarımız terennüm ediyor. Konya’da ki yüzlerce mekanda yeni zihinlerin teknede hamurun şekillendiği gibi şekillendiğini görüyoruz. Yapılan yatırımlara birde bu gözle bakmak gerek” diye konuştu.

‘GÖNÜLLERİ VE ZİHİNLERİ BİRBİRİMİZE AÇMAMIZ GEREKİYOR’

Konya’nın ekonomisinin ve üretiminin ortalamanın üzerinde olmasından büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Mehmet Güney, Konya’nın her yönü ve alanıyla İstanbul ile ilintilenmesi gerektiğini söyledi. Bir imparatorluk ve payitaht olan İstanbul’un bu birikimlerini Konya ile paylaşmasının önemine vurgu yapan Güney “Ben İstanbul’da kalırsam İstanbul kadar aklım oluyor. Anadolu ile ilintilersem Türkiye kadar oluyor. Sınırlarımızda yaşananları düşündükçe bugün bunlarda yetmiyor. Şu an Türkiye’de 160 bin öğrenci okuyorsa bir kısmını da onlar için yapmalıyız çalışmalaımızın. Gönüllerimizi ve zihinlerimizi açmamız gerekiyor. İstanbul ile Konya arasında bu akışkanlıktan ne kazanırız? Başkentlerin birikimi vardır. Binlerce yıl başkentlik yapmış İstanbul’un birikiminden yararlansı, İstanbul’un da Konya’nın birikiminden yararlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘BİR İSTİKAMET, BİR KERAMETTEN EVLADIR!’

Mehmet Güney sözlerini şöyle sürdürdü; “Yeni zihinlere bir ebeveyn şefkatiyle klavuzluk yapılmalı. Evlenecek gençlere de iş seçenlere de. Helal yönünde kaygılarımızı anlatalım onlara. Beslenme kaynakları ve üst kimliğin İslam olması ve istikametin korunması çok önemlidir. Bizim dönemimizde Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nurettin Topçu ve Maveranın 7 güzel adamı gibi dünyamızı besleyen insanlar vardı. Gönül dünyamızı besleyen ‘Bin keramettense, bir istikamet evladır’ diyen Mehmet Zahid Kotku, Sami Efendi vardı. Günümüzde merdiven altı bazı soytarıların saç, sakal vce cübbe pazarladığı bir anlayış olduğunu görünce istikametin ne denli önemli olduğunu anlıyoruz. Bir zamanlar gerçek mücahitler vardı. Bugünküler gibi değillerdi. ‘Kelime-i Tevhidin olduğu her yer vatandır’ düşüncesine karşın bugün kırmızı ışıkta bekleyen Suriyeli çocukla yada daha iyi yaşamak için çıktığı yolda denizde boğulan kadını görünce vatanın ne kadar kıymetli bir kavram olduğunu anlıyorsunuz. İtibar ve vatan çok önemli. Yine bir zamanlar ‘Cumaya gidilir mi? Partiye oy verilir mi? Tasavvuf yada İran sevilir mi sevilmez mi konularıyla bir neslin zihnini iğdiş ettiler. Bu çukura yeni nesli düşürmeyelim. Zihinlerini bozmayalım. İstikameti bozmaya çalışırsak ne kadar birikimimiz olursa olsun işe yaramayacak. Allah (C.C.)’ı Rab, İslamı üst kimliğimiz olarak bilecek. Emir ve yasaklarına kayıtsız şartsız tabi olacağız. Bazı yarım akıllıların o emir ve yasakları bize getiren Efendimiz (S.A.V.)’i devre dışı bırakacak girişimleri karşısındaki tavırlarına karşı hemen tevbe etmelerini talep ediyorum. Efendimiz (S.A.V.)’i çıkarınca yerine ne koyacaksınız. Ya kendinizi ya da bir başkasını. Dinin sahibi o zaman Allah (C.C.) olmayacak. Müslüman’ın beslenme kaynakları iyi oldukça yarınlar iyi olacak. Son 15 yıl içinde iyi bir istikrar yakalandı. Başkanlık sistemiyle yeni bir sisteme geçiliyor. Bu sisteme bizde katkı sunmak isteriz. Çalışmak, bir düşünce zemini oluşturmak ve raporlayarak klavuzluk yapmak isteriz. Eğer ortada bir iyilik varsa o iyiliğin kaynağı yada paydaşı olmaktan güzeli ne olabilir. Darbelerin, 28 Şubatların yeniden yaşanmadı bir topluma katkımız olsun. Çünkü biz ayakta durursak Filistin’e, Keşmir’e, Arakan’a faydamız olur. Bizde kendi cennetimiz için böle çalışmış oluruz. Güzelliklerin başka coğrafyalara taşınması da büyük bir hizmet olacaktır. Şehirlerimiz farklı ama istikametimiz aynı. ‘Şuculuğun’ ‘Buculuğun’ bir kıymeti yok. Kapalı devre çalışmanın kimseye bir faydası yok. Burada söylediklerimizi sokakta da söyleyebiliyorsak hatta yapabiliyorsak Allah (C.C) bunu bereketlendirecektir. İşte o zaman dünya da cennet, ahrette cennet olacaktır.” dedi.

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.